YENİ GÖÇ YASASINDA AİLE BİRLEŞMESİ (2)
28. Auğustos’da yürürlüğegiren Yeni Göç Yasası ne içeriyor? Yapılan yeni düzenlemeler Alman Anayasası’na uygun mu? Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hükümleri karşısında yeni yasanın durumu nedir? Avrupa Konseyi Sözleşmesi bu konuda ne diyor? Yazı dizisi.
GEÇİM ŞARTI ALMANLARA’DA UYGULANIYOR
Almanya’da bir aile yaşamı sürdürmek için belirli bir geçim standardı şart.
Göç Yasasının 27. maddesinin 3. bendi ve 28. maddesi bu konuyu düzenliyor.
Yabancı aileler için hayatlarını sosyal yardım almaksızın temin ettirmeleri şartı aranıyor.
Burada bir değişiklik getirilmedi. Bu u ygulama aile birleşmesi vizesi için geçerlidir ve ikamet müsadesinin Almaya’da uzatılmasında’da dikkate alınır.
Ancak, eskiden aile birleşimlerinde Alman ailelerden istenmeyen geçimini temin ettirme şartı, Yeni Göç Yasası ile artık bazı durumlarda Alman aileleri de kapsıyor.
Göç Yasası’nın eski haliyle; paragraf 27, bend 3’te:‘’
Aile birleşimi amacıyla oturma izni verilmesi talebi, aile fertlerini yanına getirecek yabancının diğer yabancı uyruklu aile fertlerinin veya diğer hane mensuplarının geçimi için sosyal yardım almaya muhtaç olması halinde reddedilebilir. 5. maddenin 1. fıkrası 2. bendi hükmünün uygulanmasından sarfı nazar edilebilir’’’ diyerek, yabancı kökenli bir göçmen ailesinin aile birleşiminden yararlanabilmesini ‘’sosyal yardım almadan hayatını idame ettirebilme’’ şartına bağlamıştı.
Bu şartı yerine getiremeyen göçmen ailelerinin aile birleşimine dayalı, vize ve ikamet izni talepleri reddediliyordu. 27 maddenin 3. bendinde bulunan ‘’ yabancı uyruklu aile’’ kelimesi Yeni Göç Yasası ile ortadan kaldırıldı.
Alman aileleri içinde geçim şartı önemli bir unsur haline getirildi.
Bu düzenleme takdiri bir düzenlemedir. Yasayı uygulayan memur dikkate alıp almama konusunda takdir yetkisine sahiptir (‘soll in der Regel erteilt werden’).
Buna göre 27. Paragraf’ın 3. bendi şu şekilde yeni düzenlenmiştir:
‘’ Tarafların aile birleşimi nedeniyle verecekleri yurt dışından eşini getirme ve bir oturum izni alma başvurusu, eğer başvuruda bulunan kişinin, kendisini ve ailesinin diğer bireylerinin hayatlarını Sosyal Yardım Kanunu’nun ikinci ya da 12. kısmındaki düzenlemelerden yararlanmaksızın temin ettiremiyorsa, reddedilir. 5.paragrafın birinci fıkrasının ikinci bendi dikkate alınabilir.’’
YASANIN YENİ HALİ TÜRK ALMAN AYRIMI YAPMIYOR MU?
Yukarıda ret nedenlerinde yabancı kelimesi kaldırılarak, sanki hem Alman’ın hem de yabancının aile birleşimi talebinin geçim şartı nedeniyle reddedilebileceği gibi bir izlenim yaratılmasına rağmen 28. Paragraf’ta yapılan bir değişiklik ile sadece bazı Almanlardan geçimini temin etme şartı aranacak.
Göç Yasası’nın 28. Maddesi ‘Alman Vatandaşlarının Aile Birleşimi’’ üst başlığını taşımaktadır. 28. Maddeye göre:
Mutat ikameti Federal Almanya’da bulunan bir yabancının;
1. bir Alman vatandaşının yabancı uyruklu eşine,
2. Bir Alman vatandaşının yabancı uyruklu, reşit olmayan bekâr çocuğuna,
3. Velayet hakkının kullanılmasını teminen reşit olmayan bekâr bir Alman vatandaşının yabancı uyruklu annesine veya babasına, şayet daimi ikametleri Federal Almanya ise. Beşinci paragrafın birinci bendinin birinci fıkrasında düzenlenen haller, birinci bendin ikinci ve üçüncü fıkralarına dağıtılmıştır, şeklinde düzenlenmiş .
Bu karma karışık düzenleme ile geçim şartı istisnasız yabancıların hepsinden istenecek.
Göç Yasası’nın 28. maddesinde yapılan bu değişiklik ile Almanlardan’da geçim şartı dikkate alınacak.
Kanun koyucu genel olarak doğuma büyeme ve Almanyada daimi ikamet etmiş olan sıradan bir Alman Vatandaşını hedef almamış.
Kanun koyucunun hedefi Alman Vatandaşlığına sonradan alınan, Çifte Vatandaş olan veya sayısı çok az diye bileceğimiz yurtdışında uzun süre yaşamış olan doğuma büyüme Alman Vatandaşlığına sahip olan Alman Vatandaşları.
Göç Yasasının gerekçesinde, yasa sözüyle; herkes kendi etnik kökeninden bağımsız olarak değerlendirilir, denmektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde her ne kadar böyle demişse de, hangi gruba ilişkin düzenleme yaptığını da açıklamıştır. Burada yaratılan kategori, evlendiği eşinin ülkesinin dilini konuşan veya çifte vatandaş olan Alman vatandaşlarıdır.
Sıradan Alman vatandaşlarından istenmeyen; geliri ispat şartının bu grup Alman’dan isteniyor olması Göç Yasası’na karşı getirilen eleştirilerin odak noktasını oluşturuyor.
Eğer Alman vatandaşı ailevi ilişki nedeniyle eşinin ülkesinde yaşıyorsa, aile birleşiminde bu kişinin Alman kurumlarından sosyal yardım alması söz konusu olacak ise, bu kişinin aile birleşimi talebi reddedilebilir ve bu kişiye, sen aile birliğini eşinin ülkesinde sürdür, denilebilir. Dedikten sonra yasa koyucu hemen bir örnek vererek bu durumu açıklamaya çalışmaktadır:’’ Çifte vatandaşlar ya da sadece Alman tabiiyetinde olup ta uzun bir süre eşinin ülkesinde yaşamış olanlar’’’a karşı yasa koyucu’’ git eşinin ülkesinde yaşamaya devam et’’ şeklinde bir talepte bulunabilir, demektedir.
BU DURUM AB DİREKTİFİ’NDE YOKBu düzenleme Avrupa Birliği’nin 2003/86/EG direktifinde yer almıyor. Alman hükemeti bunu siyasi bir karar olarak yasal bir düzenleme haline getirmiştir.
Bu ilginç düzenleme ile Alman vatandaşları arasında yeni bir kategori yaratılmış ve böylece Alman Anayasası’nın ‘’Ayrımcılık Yasağı’’nı düzenleyen üçüncü maddesine aykırı bir durum ortaya konmuştur. Açık bir şekilde vatandaşlık statüsü aynı olanlar arasında ayrım gözetilerek, düzenleme ile yaratılan ‘’öteki Almanlar’’ diye bileceğimiz gruba, aile birleşimi açısından farklı davranmanın yasal zemini Anayasaya açık bir aykırılık içerecek şekilde hazırlanmış.
Yazının devamında Almanca bilme şartı, yaş sınırı ve uygulamnın Alman Anayasasına, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine, Avrupa Konseyi Vatandaşlık Sözleşmesine aykırı olduğu ele alınacaktır.
© Avukat Ünal Zeran
Schulterblatt 124
D-20357 Hamburg
Tel. 040-43 13 51 10
Diese E-Mail Adresse ist gegen Spam Bots geschützt, Sie müssen Javascript aktivieren, damit Sie es sehen können
internet www.bg124.de
| < zurück | weiter > |
|---|